Photo by Nick Morrison on Unsplash

Python, Flask, VPS, Web, Nginx

I shared steps that I followed while deploying my flask application on VPS. If you are looking for a step-by-step tutorial, Let’s go!

You can publish easily your static sites or sites developed using backend APIs determined by hosting services you bought. However, that program usually is not appropriate for dynamic sites which has a python backend. So, you will be looking for another solution: VPS. You can simply run your python application like in local and deploy by making some configurations on a VPS. You can make it the same on a physical machine also. VPS enables us to reach the service at a lower cost and we can do things quickly. …


Photo by Nick Morrison on Unsplash

Python, Flask, VPS, Web, Nginx

VPS Linux sunucuda nginx üzerinde flask web uygulamasının yayınlaması aşamalarımı paylaştığım yazıma buyrun.

🌼 Yazının tamamına erişiminiz yoksa şuradan okuyabilirsiniz.

Çeşitli hosting hizmetleri alarak statik, php ya da .Net alt yapılı sitelerimizi kolayca yayınlayabiliyoruz. Fakat bu hosting hizmetleri genellikle python alt yapısıyla geliştirilmiş dinamik siteleri yayınlamaya elverişli değil. Esasen; Flask projesini yayınlamak localde çalıştırmaktan çok da farklı değil. Tek ihtiyacımız olan, herkesin bilgisayarına erişmeye mukabil bir bilgisayar, bir sunucu. Tam burada VPS(Virtual Private Server) dediğimiz sistem yani, sunucu üzerindeki sanal bir sistem yardımımıza koşuyor. Bu sistemle istediğimiz donanım özelliklerini belirlediğimiz sunucuyu kiralayabiliyoruz. İstersek sunucu kiralama işlemini direk fiziksel olarak da yapabiliriz. Aşağıda site yayınlama aşamasında geçtiğim adımları sizinle paylaşıyorum.

Eğer “sunucu işiyle uğraşmak…


Photo by Maximilian Weisbecker on Unsplash

Kendinizi ikiye üçe ayırır mısınız siz de? Kaç miladı var hayatınızın? Kaç kez başka bir siz oldunuz? Kim bilir hayatımız boyunca kaç limana uğradık, uğrayacağız?

İnsan değişmeyen bir şey olsaydı, hiç bir günah affedilmez, hiç bir şey öğrenilmez olsaydı, velhasıl hiç bir yara iyileşmeseydi; o vakit ölüm ilk hatada gelmeli değil miydi? Kendinizi ikiye üçe ayırır mısınız siz de? Kaç miladı var hayatınızın? Kaç kez başka bir siz oldunuz?


Photo by Emile Perron on Unsplash

REACT NATIVE NOTLARIM

React Native’e hızlı bir bakış; bileşenler, JSX içerisinde JS kullanımı, props&state, platformlar

🌼 Yazının tamamına erişiminiz yoksa şuradan okuyabilirsiniz.

React Native, Android , IOS ve Web uygulamalar geliştirmek için açık kaynak kodlu bir framework. React kütüphanesini ve uygulama platformlarının yerel kapasitelerini kullanarak uygulama geliştirmemize olanak sağlıyor. Böylelikle aynı anda android ve ios platformlarına native uygulamalar üretebiliyoruz.

React Native’i anlayabilmek için öncelikle React.js hakkında bilgi sahibi olmalıyız. React kullanıcı arayüzleri oluşturmayı sağlayan bir javascript kütüphanesidir. Bu kütüphaneyle yeniden-kullanılabilir arayüz bileşenleri oluşturabiliriz. Yazının devamında kütüphanenin içeriğinde bulunan bazı başlıklardan bahsediyor olacağım. Hadi başlayalım!

1 — Bileşenler [Components]

Bileşenler birbirinden bağımsız ve tekrar kullanılabilen code parçalarından oluşur. render fonksiyonu bileşeni JSX syntaxı ile döndürür. …


Photo by Thomas Bormans on Unsplash

Kişisel Gündelik Notlarım

Siz de kedi gibi olanlardan mısınız? Sığınacak yer arayan, ortalarda pek duramayan. Herkesçe çekingen bilinen. Aslında çekilmeyi kendi tercih eden… Sıcak bir şeyler alıp, buyrun o vakit :)

🌼 Yazının tamamına erişiminiz yoksa şuradan okuyabilirsiniz.

Bazılarımızın genellikle çekingen, her an birilerine ya da bir yere sığınma ihtiyacı hisseden bir karakteri vardır. Özgüven eksikliği tanısı herkesçe koyulabilir. Öyle çok doktor gezmenize gerek yok. Hem herkes ilacını da bilir. Çekindiğiniz tüm ortamlarda arkanızdan iteleyen elleri hissedersiniz. Bazen de hiç istemediğiniz anda tam orta yerde buluverirsiniz kendinizi. Böyle durumlardan hiç hoşlanmazsınız da; bazen siz de yanarsınız kaçırdığınız fırsatlara. İçinizde konuşup duran dışarı çıkmayan kelimeleri keşkelerle yad eder, ya da ne olurdu diye hayal kurarsınız. Bazen hayal kurmak bile korkutur.


Photo by Ferenc Almasi on Unsplash

MY REACT NATIVE NOTES

A Quick View of React Native; components, javascript functionality in JSX, props&state, platforms

React Native is an open source framework for building Android, IOS and web applications using React and the app platform’s native capabilities. At First, we must know about React.js so that we can understand React Native easily. React is a javascript library for building user interfaces. It enables us to create reusable UI components. React creates a virtual DOM in memory. It manipulates virtual DOM first, instead of manipulating the browser’s DOM directly. After this short intro, let’s take a look at the steps.

1 — Components

Components are independent and reusable codes. They return JSX via a render function. React components are…


Hooks’a genel bir bakış ile anlamaya çalışmak, en çok kullanılan sistem Hooklarından useState ve useEffect’e göz atmak istiyorsanız, yazıma buyrun.

Photo by Dan-Cristian Pădureț on Unsplash

🌼 Yazının tamamına erişiminiz yoksa şuradan okuyabilirsiniz.

İngilizce’de ‘Hook’ kelimesi Türkçe’de ‘kanca, çengel’ kelimeleriyle anlam buluyor. İşe kelime anlamıyla başlamanın meseleyi tam olarak anlamakta faydalı olduğunu düşünüyorum. React Native sınıf bileşenlerinde durum tutulup takip edilebilirken, fonksiyon bileşenlerinde yapılamıyordu. Bu kancalar tam olarak burada karşımıza çıkmış durumda. Yalnızca fonksiyon bileşenlerinde kullanabiliyor ve sınıfta olup da fonksiyon yapılarında yapamadığımız bir çok şeyi yapılabilir hale geliyoruz. Örneğin; bir durumu tutmamızı ve güncellememizi sağlayan useState Hook, ya da sınıflarda olduğu gibi bileşen mount-unmount edildiğinde çalıştırmak istediğimiz komutları çalıştırmamızı sağlayan useEffect Hook gibi. …


Photo by Beazy on Unsplash

Selamunaleykum gece;

Gecelerden üçü yedi geçe,

Yakını ve yakini artırmanın hayali bir hatıra.

Tevekkül ve tefekkür diyelim adına.

Hayaller gerçek olsa;

Sana her gün gelirdim gece.

Düşünüp düşünüp yapamadıklarım.

Belki bunca hayal fazladır bünyeye.

İşleve geçmek gerek hayal kurmak yerine.

Korkmak; istemenin kaçta kaçıdır?

Ne kadar az korksam o kadar yaklaşmış mıyımdır?

Gece korku mudur yoksa huzur mu?

Hiç utanmadın mı gecelerimizi çalıp giden uyku!

Uykuda değil de gecelerde bulsak huzuru..

Sokak lambalarıyla süslenen gece,

Alnına yıldız döşeyen gece,

Gece bunca süslenmiş beklerken her gece her gece,

Uykuda sayıklamakla meşgulüz hece hece.

Alındın mı gece?

Bize mi küstün yoksa nazlı yarimize mi?

Karalar mı bağladın hüznünden?

Oysa en güzel aydınlıktın gündüz için geceden serilen.

Hadi gece, affet bizi.

Affet ki gelelim gündüzümüz aydın olsun.


Photo by Steve Johnson on Unsplash

Bazen bir şeyler için uğraşır, didinir sonra da bütün uğraşlarımızı bir çöp kutusunun içinde seyredururuz. Hayaller yıkılır, ümitler kırılır, yorgunluk çöker. “Yeniden” diyecek takati bulamayız. Amaca ulaşamamış olmayı bile kenara bırakıp, zamanımızın, enerjimizin boşa harcanmış olmasına takılır kalırız.

Üniversite birinci sınıftaydım. Muhtemelen ilk hayal kırıklığım değildi. Fakat ellerimin bomboş kalışını seyretmek başta beni epey üzmüştü. Robot kulübünde ekip arkadaşlarımla birlikte içinde bulunduğum ilk projeydi. Haftalık çalışma saatlerimiz olurdu. Bir hafta yine toplanmıştık. Çalışma esnasında gittiğimiz yolda yanlış bir şeyler olduğuna kanaat getirip, bazı şeylerden vazgeçmeye karar verdik. Önce motorları söktük, derken işlemciyi çıkardık. Gün sonunda şeffaf plastikten oluşan boş bir şaseden başka bir şey kalmamıştı elimizde. O an ki şaşkınlık ve üzüntümü hala hatırlıyorum. Üst dönemden çok saygıdeğer bir arkadaşımız bize destek olup, teskin etmişti. Bir sürü şey öğrendiğimizi, bundan sonra yapacaklarımızla öğrendiklerimize daha da fazlasını katacağımızı fark…


Martılarla yüzdük bu akşamüstü.

Yorgun gümüşün kucağında huzuru bulduk.

Haydarpaşa garı ne kadar da yakındaymış meğer.

Bu akşamüstü ellerimi bulutlara uzattım,

Bir iple bağladım iki yana açıp.

Kuleden bir kıza taç yaptım.

İlk defa sevdim İstanbul’u böylesine!

Beyoğlu sokaklarını duyduklarıma sakladım.

Açmadım o saklı kutuyu,

Karar verdim sadece o gün gelmeliydi artık.

Bahar, güz her ne dersen de,

Nedir bu içimdeki tutku anlatabilemesem de,

Sırrımı açtım.

Ellerimin terlemesi korkutmadı beni.

Bugün o gün değildi.

O gün de çıkmaz ayın son perşembesi miydi neydi.

Adını koyamadım.

Düşündüm…

Düşünmeden konuşmaya karar verdim sonra.

Adı her neyse iyi ki doğmuştu içime

Dilsiz teknelerle…

Șeymanur

Computer Science Engineer | Interested in Software, Psychology, Self Improvement | Muslim | TR, Biraz şiir, biraz sıfır bir…

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store